2 Haziran 2015 Salı

Evliliğim ve Ruh Eşim

Hayatın bize kaçınılmaz olarak biçtiği bazı  roller var. Bunların en önemlisi de evlilik. Herkes sevdiği ile birlikte mutlu bir yuva uzun ömürlü bir ilişki kurmak ister.Ama ruh eşini bulmak herkese nasip olmuyor. Aslına bakılırsa ruh eşi demek her özelliği aynı olan demek değildir. Aşk inşaları ruh eşi haline dönüştürüyor. Sevmek ve sevmenin sorumluluğunu taşıyabilmek her babayiğidin de harcı değil. İnsanlar bir çok nedenden dolayı evlenmek istiyor. Bir çok nedenden dolayıda evlilikten uzak duruyor. Her insan evliliği tamamıyla her şeyi ile aynı özelliklere sahip insanlar arıyor. Oysa bu imkansız.Kimse aynı hayatları yaşamıyor. Kimse kimsenin geçtiği yolları atlattığı engelleri bilmiyor idrak edemiyor. Bu nedenle bunu arayarak hayatı geçirmekte mantıksızlığın ötesine geçemiyor.Sevmek,aşık olmak,güven duymak,onunla yaşamak istemek,zorlukta da güzellikte de onunla yürümek istemek başka bir bakış açısı gerektiriyor. Anlaşmak bizim elimizde olan bişeyken anlaşabileceğin insanı aramak uzun sürelerde duygusal tahribatlara neden oluyor. Elbette anlaşmak bizim elimizdeyken anlaşamayacağımız yapıdaki insanları bilerek o insanlarla anlaşma yoluna gidilsin demiyorum. Âmâ her şeyi ile aynı özellikteki insanı bulamayacağımız için benzer özellikler ve benzer hisler paylaştığımız insanlardan bahsediyorum. Allah iki ayrı cinsi boşuna yaratmadı. Onlara bazı özellikler verdi birbirini tamamlamaları için. Erkekleri biraz daha güçlü kadınları ise bazı konularda zayıf yarattı. Fakat bilinmesi gereken gerçek şu ki erkeğin de zayıflıklarını tamamlaması gereken özellikleride kadında güçlü özellikler olarak ortaya çıkardı. Günümüzde bir çok insan kendini tanımıyor.Tanıyamıyor.Nelere ihtiyacı var? Aşktan ve evlilikten duygusal olarak istediklerimiz neler?Bunun ayrımını yapmak ve bu konuda birbirini tamamlamak önemli olan.Erkeklere farklı roller kadınlara farklı roller biçildi.Hayatın getirileri de bu şekilde İslamın emirleride.Bir kadına yakışan en güzel şey sevmektir.Kadın aşktır,erkeğine bunu derinden hissettirdiği sürece erkek onu kollarının altında merhamet ve aşkla bulundurmaktan herzaman mutluluk duyacaktır.Evlilik dediğin bir kere olmalı hayatında.Sevdiğin kadın ve dediğim gibi birlikte düşünebildiğiniz bazı aynı şeyler.Sevmek bir çok fedakarlığıda beraberinde getiriyor.Fedakarlıklar sevene ağır gelmez aksine mutlu eder.Sevilene yapılan fedakarlıktan başka güzel ne vardır.Olumsuzluklar,kavgalar,kırgınlıklar her zaman olacaktır bazen birbirini daha iyi anlayabilmek için bunlar olmak zorundadır.Gerçek aşklar elbetteki bunları kaldırır.Bazı kavgalar kırgınlıklar aşkı güçlendirir,daha iyi anlaşmaya,birbirini daha iyi tanımaya götürür bizi.Sorunlar bu şekilde baş göstermezse bazı eksikliklerde haliyle kapatılamıyor.Birbirini kırmaktan korkarak sevmek kadar güzel bir aşk var mıdır?

Konuşmak,konuşmak,konuşmak… Birbirini anlamaya çalışarak,birbirine değer vererek ve sevgi ile konuşmak.Hataları huzurlu bir şekilde ortaya çıkarıp bunlardan vazgeçmek seve seve en güzeli değilmidir?

Hatalar olacaktır ama bunları düzeltmek bizleri düşürmez yüceltir.Nefsimizle savaşmak bizleri hem Allah katında hem eşlerimizin yanında yüceltir.Ne olduğunu bilmediğimiz bir çok garip düşünce ve vesveselere boğuluyoruz.Oysa sevgi varken sevdiğine bu kadar bağlıyken bunların akla gelmesi normal şeylermi?
Şeytan vesveselerinden başka birşey değil.

Allah bizleri bu yüzden eşler olarak yarattı.Yeri gelecek olumsuzluklarda kötü düşüncelerde birbirimize destek olmak için.En önemlisi de bu.Birbirini tamamlayabilmek ve her zaman tüm gücünle birbirinin yanında olmaktır gerçek aşk.Sevginizi hissettirin.Onunla birsiniz onunla bütünleşin.Artık hayatınızın her alanında olan insanla maddi manevi olarak bütünleşin.O evleneceğin insan  veya evlendiğin insan onunla bütünleşmelisin.Onun kalbini görmekten öte kalbinde yaşamalısın.Hissetmelisin yaşamalısın onu.

Bazı sözler yaralıyor sevenleri çünkü seviyorlar bu yüzden yaralıyor.Aslında kötü şeyler düşünmezken,ağızdan çıkan kelimeler birbirine karşı hassas olan iki seveni kırıyor.Önemli olan sonrasında bunların telafisi olarak gerekli açıklamayı yapmak.Bunu ve bunun gibi bir çok şeyi düzeltebilecek tek şey SEVGİ.Ölüm döşeğindeki insanı bile ayağa kaldıran SEVGİ,umutsuz bir insanı yeniden hayata döndüren SEVGİ,korkuları yenmemizi sağlayan şeylerden birisi SEVGİ,yalnızlığa en iyi gelen şey SEVGİ,mutluluğun temeli SEVGİ.Tabiki sevgi ama doğru bir şekilde gösterildiğinde.

Erkekler kadınları kadınlar erkekleri anlamakta zorlanıyor.Bir bocalama içine düşüyor.Birbirinden ne istediğini bilmezmiş gibi davranırken hissettikleri tek eksikliğin sevgi olduğunu unutuyorlar.Aşk öyle birşeyki kötü şeyleride unutturur ve bazen daha iyisi için iyi şeyleri bile.Evliliği kabus yapan şeylerden birisi sevgiyi gösterememek,ilgiyi alakayı gösterememek.

Erkekler genel olarak tabiki kadınlardan farklıdır ve farklı olmak zorundadır.Allah iki ayrı cinsede bu yüzden farklı görevler vermiştir.Erkek kadının her şartta kendisinin olduğunu bilmek ister.Kadın ise sevildiğini.Erkekler bazı noktalarda kadınlardan daha aşırı tepkiler verebilirler bunlardan birisi de  kıskançlıktır.Kadınlar için ise anlayış önemlidir.

Fakat ikisinin orta yolunu bulmak ta yine ikisinin elinden başka bir yerde değildir.Bu konuda birbirine karşı sergilenen tavırlar ve gösterilmesi gereken,hissettirilmesi gereken ilgi alaka birbirlerinin elindedir.Seven insan kıskanır.Fıtratımızda var bu kıskanılmak herkesin hoşuna gider ama bu almış başını giden bir kıskançlıkla mümkün olamaz elbette.Bu konuda eşler her zaman birbirini rahatlatmalı bundan ötürü bir yorgunluk duymamalıdır.

Düşünmek gerek ne kadar da güzel bişey sahiplenmek.
Anlayış ise birbirini dinlemek her iki tarafında üstüne düştüğü şekilde konuşarak ancak mümkün olur.Konuşmadan ifade edilen bütün duygular belirli bir noktadan öteye gidemeyecektir.

Evlilik diyoruz bir çok beklenti içine giriliyor.Hayat toz pembe değil,biz yaratmadık yaratan bizden mutlu bir hayat geçirmemizi istemiyor.Mücadele istiyor,eşleri yaratıyor birbirlerine destek olmaları için,ahireti yaratıyor ve diyorki birbirini gerçekten seven ve Allah yolunda yürüyenleri ahirette beraber kılacağım.Bunu tarif etmek imkansız.Bizi ve eşlerimizi tamamen keyfi bir hayat için yaratmadı Allah.Savaşmak için,göğüs germek için zorluklara,göz yaşlarımızı yarattı boşa değil ağlayacağımız omuzlar için,aitlik diye bir kavram yarattı birbirine sımsıkı tutunabilmek için.

Sevgi herşeye göğüs gerebilir,engeller zorluklar sorunlar her şekilde aşılabilir.

Yaratılış amacımız belli,bu dünya içinde başka bir dünya için yaşıyoruz.Allah bize bunun için eşler veriyor ve mutluluğu sevgi,saygı ve aşkın içine gizliyor.Hayatta mutluluk Allah ve birbirimiz için oluyor.Doğru olan bu bizi asıl huzura getirecek şeyler aslında içimizde saklı.Nefis hep mutlu yaşamak istiyor.Ama bu bizim elimizde değil her zaman.Allah etrafımıza diğer insanlar içinde hayır ve şer olarak nitelendirilen bazı olaylar gerçekleştiriyor.Bizler yapı gereği bunlardan etkileniyoruz.Ama içimize dönüp bakmaktan kendimizi mahrum ediyor yada bunu yapmak için gecikiyoruz.

Evlilik ve değerler etrafımızda farklı şekillerde gerçekleşiyor.Kimi evlilikler gerçek anlayış ve sevgi içinde yürürken kimileri de bundan muzdarip bir şekilde,konuşmaktan,anlayıştan ve birbirini anlayamamaktan ötürü evliliği olumsuz etkiliyor.

Evlendikten sonra eşler evine bağlı bir  eş görmek ister.İki kişi ile yaşamak aynı evin içinde yaşamak kolay değildir.Çünkü birbirini tam anlamıyla tanımak uzun süre gerektirir.Bu sebeple bazı şeylere sabır göstermek gelecekteki mutluluklar için gereklidir.Sabır hayatımızın her noktasında bizi doğru bir yaşam şekline ulaştıracaktır.Zordur ama düştüğünde tutunmak için bir eşin olması bile yeterlidir.Eş ile yaşanan mutluluk hiç birşeye değişilmez.Birlikte yürümek bile özeldir.Sadece yürümek.Özel olan özel kılan sevgidir,güvendir,aşktır,birbirine adanmışlıktır.Hayat arkadaşım dediğin insanla yürümek ,hayatının her noktasına müdahil olanla yürümek bunu hissetmek tarif edilebilirmi ki? Sevgiyi hayatını adamakla birleştirdiğin bir insan hayatta bulunamayacak bir nimettir.Nimetler Allah tarafından gönderilir.Bazen eşler birbirine gereken ilgi alaka ve anlayışı gösterememekten dolayı sorunlar yaşıyor.Aşk diyoruz gerçek aşk bitmez.Sevginin en güzel şeklini alarak devam eder.Onemli olan bunu göstermektir.Gösterebilmektir.Sevenler her zaman birbirine açtır doymaz ama doyurmaya çalışmak,çalışma isteği bunu görmek gerekir.En güzeli saliha bir eş ve koca olmaktır.Allah yolunda ilerlemek.Bunun için dua etmek bu duayı ettiğin insanı hayatına almak ve onunla yaşlanmak .

Onunla birlikte çocuk büyütmek,onu da sende olan parçalarla iyi şeylerle büyütmek,bir parça anne bir parça baba iyi niyetlerle doğrularla büyütmeye çalışmak zorlukların yanı sıra huzur verici bir yana sahip değil mi ? İnsanlar ölmekten korkuyorlar.Ölümle yok olmak istemiyor ve hatırlanmak istiyorlar.Senden iyi  parçalarını da onda biriktirerek bıraktığın güzel bir çocuktan daha güzel  hatıra olabilirmi senin adına?

Rabbinin katına, iman yolunda, birbiri için,Allah için, iyi niyetler üzerine, doğrular için savaşmış bir çift olarak çıkmaktan başka güzel bir şey dile getirebilir miyiz?

Kur’ân-ı Kerim ve hadis-i şeriflerin beyânına göre; dünya hayatında kurulan âile hayatları, eşlerin her ikisi de -Cennete liyakat kazanmaları halinde- ebediyen beraber olacak ve karı-koca münasebetleri sonsuza kadar Cennette devam edecektir.
İman ve salih amellerinden dolayı Cennete giden mü’min kadınları, Cenâb-ı Hak rahmet ve kudretiyle her türlü dünyevî ârızalardan arındırarak, tertemiz eşler sûretinde kocalarına iâde edecektir. Hûrilerden daha güzel olarak yaratılan o dünyalı kadınlar, eşlerine ebedî bir hayat arkadaşı olacak ve hûrilere sultan yapılacaktır. Hiçbir kıskançlık ve rekâbet duygusu olmaksızın, sonsuza kadar sevdikleriyle birlikte Cennetten istifâde edeceklerdir.

Bundan güzel ne var ki ?

Evliliği yanlış yorumlayan insanlar için konuşuyorum.Evlilik sevgi demek,saygı demek,emek demek,anlayış demek,erkek ve kadının evlilikteki yerlerini bilmesi demek,birbirinin gözünden bakıp hissedebilmek demek,hayatta herşey var zorlukluklara sorunlara göğüs germek demek,aitlik demek.
Bunun üzerine söylenecek o kadar çok şey varki yazmak ta zor anlatmakta…


Ve unutmayın ki Ruh eşi dediğimiz şey her zaman bulunmaz,Ama Ruh eşi olunur.


20 Mayıs 2015 Çarşamba

Sosyal Medya yaşamı köreltiyor


Teknoloji ile birlikte insanlarımızın hayat perspektifi değişmeye başladı.İnternet kullanımı,bilgiye kolay erişme şansı kolaylaşmaya başlamakla birlikte insanların hayatı körelmeye başladı.Tüm bu gelişmelerin yanı sıra sosyal medya ile insan ilişkileride ciddi yaralar alıyor ve alacak.İnsanlar internete,sosyal medya sayfalarına bağımlı oluyor.İnsanlar birbirlerine zaman ayırmıyor,ihmalkar davranıyor ve buda bizlere ve toplum yaşantımıza zarar veriyor.İnsanlar sosyal medya ile sosyalleştiklerini düşünüyorlar fakat farkında olmadan asosyal olma yolunda ilerliyor.İnsanlar yedikleri yemekleri,yaptıkları işleri ve bulundukları durumu paylaşmaktan kendini alamıyor.Paylaştıkları durumları beğenilme arsuzu ile yaşayıp egolarını tatmin etmeye çalışıyorlar.Sigara ve alkolün yanı sıra sosyal medyada bağımlılık haline gelen bir hal alıyor.Sosyal medyadan uzaklaşan insanlar üzerinde tıpkı sigara ve alkolden uzaklaşan insanlar gibi agresif,depresif,iletişim kuramama gibi bir çok zararlı etkenler görülmekte.Sosyal medya ile egolarımızı tatmin etmeye çalışırken aslında asosyalleşerek insan yapısına ve bünyemize zarar veriyoruz.İnsanlarla iletişimimiz zayıflıyor ve değer yargılarımız değişiyor.Oturup çay içip muhabbet etmeye,gezip stres atmaya,birbirimize zaman ayırmaya özlem duyar hale geldik.Sohbetler bozulmaya,muhabbetler sıradanlaşmaya,samimiyet kaybolmaya yüz tutuyor.Sosyallikten uzaklaşıyor uzaklaşıyoruz ve hiç farkına varmıyoruz.Hemen her insan sosyal medya da dünyayı kurtarıyor sanki sanal alemde rahatladığını zannediyor fakat gerçek dünyadan uzaklaşıyor.Duygularımızın hislerimizin bize ait özelliği kalmıyor,bize ait gerçekler ve hisler diğer insanlarla paylaşılıp kendimize has özelliği kalmayarak ilerliyoruz.

-İşverenler çalışanlarını sosyal medya üzerinden denetlemeye başaldı.İnsanlar sosyal medya üzerinde patron ve amirlerinin hesaplarından uzak durmaya çalışmakta.İnsanlar paranoyaklaşıyor.

-Sanki sosyal medya ile birlikte insanlar çift kişiliğe bürünmekte.Normal de farklı insanlar sosyal medyada farklı insanlar olmakta.Özenti,saklı şeyleri ortaya çıkarmakta.

-Bazılarının mutlu halini , eğlenceli halini görüp psikolojik sorun yaşayan insanların sayısı artmakta.

-Beğeni durumlarına gelince,beğeni sayısına göre bir çok insan kendini kusursuz hissetmekte,doyumsuz egoyu tetikledikçe tetiklemekte.

-Sosyal medyaya kendini kaptırmak ile birlikte sosyal medya aracılığı ile tanışılan insanlara çabuk güvenen insan modelleri oluşmakta.

-Sosyal medya üzerinde olmamış şeyleri olmuş gibi gösteren diğer insanları bunlara inandırarak o insanların hayatını etkileyen insanlar türemeye başladı.

-Sosyal medya üzerinde sahte reklamlar,sahte yorumlar ile insanlar kandırılmakta.

-Bilgi kirliliği ile birlikte doğru bilgiye ulaşmak zorlaşmaya başlamakta.

-Sosyal medya çok hareketli bir ortam ve çalışanlar çoğu zaman işlerini bırakıp sosyal medyaya zaman ayırır oldular.

Bu nedenler ile birlikte hayattan kopuyoruz kendimize zarar veriyoruz.İnsan yaşamak için yaratıldı,yaşamdan uzaklaştıkça mutluluktan yeteri kadar nasibimizi alamayacağız.

Kendiniz ve sevdikleriniz ile birlikte güzel vakitler geçirmeniz dileğiyle..

19 Mayıs 2015 Salı

Yıpratan İş hayatı ve Stres



Çalışan bir çok insan işinden şikayetçi,işini sevmiyor ve sadece zorunlu olduğu için yapıyor.Bu duruma gelmemizde çevremizin ve seçimlerimizin önemi oldukça büyük.Çocukluğumuzdan beri sürekli bir yerlere gelmek için baskı görüyoruz ve çoğu zaman kendi seçimlerimize dahi odaklanamadan kendimizi başka yerlerde buluyoruz.Fakat bunun önüne geçmek mümkün.

Eğer bir noktadan sonra artık hayatımız o işe bağlıysa işimizi sevmeye başlayabiliriz.İnsanlar işlerinde çok büyük stres ve sıkıntı yaşıyorlar ve bu sıkıntıların kendilerine has olduğunu düşünüyorlar.Elbetteki istediğin işi yapmak başka şey ama herkes bu şansı elde edemez.

Herşey bazı sorun ve sıkıntıları kabul etmekle başlıyor.Bizler sürekli işlerimizden yaşantımızdan şikayet ediyor neden bu şekilde yaşadığımızı sorgulayıp duruyoruz.

Kabullen.Bazı şeyleri kabullenmelisin.Tamam yaptığın işten zevk al onu çok isteyerek yap demiyorum ama bu stres ve sıkıntıları azaltmak mümkün.Sorunları kabullenmek büyük bir çoğunluğunu çözmek demektir.Bunları anlatırken yaptığın işte takılı kal sürekli o işi yap demek istemiyorum.Daha güzel fırsatlar imkanlar çıkabilir karşına tabiki değerlendireceksin.Ama şu an o işe ihtiyacın varsa kendini yıpratmanın bir anlamı yok.

Sorunlar heryerde her işveren ve işçide mevcut.Egolarımızı tatmin etmeye çalışarak kendimizi sıkıntılarla boğuşurken buluyoruz.Oysa ruhumuzun dinlenmesi ve huzur egolarımızın tatmin olması ile alakalı değil.

Rahatlamaya bakmalısın.Gelecek kaygısı ve endişeleri seni yıpratıyor ve üzüyor fakat bu endişeler ile yaşadığın hangi ertesi gün küçük bir değişiklik oldu hayatında.Hiç bir zaman endişe ve kaygı kaynaklı stres sonuç vermez.Kaygılar olmak zorunda fakat yıpratıcı şekilde değil yapıcı şekilde.Bir şeyden kaygı duyuyorsan çabalamalısın kendini kahreder üzülürsen bir yere varamazsın.

Çalışmak,insanlarla uğraşmak,bedenin yorulması mutluluğuna engel değil.Kendine zaman ayır,kendin için,eşin için,çocukların için,annen baban için birşeyler yapabilirsn.Gerçek mutluluk huzur ruhunda yatıyor.

Hergünün güzel geçmeyeceğini de kabullenmelisin çünkü bu dunyada kimsenin her günü güzel geçmiyor.Çalışanında,çalışmayanında oturduğu yerden para kazananında.Seni çalışmaya getiren şartlarla canını sıkma.Bazı sorunlar olacağını kabullen sadece.Ve birazda kendine bak.Sen bu işi yaparken sıkıntı duyduğun şeyler neler.Beden yorgunluğu mu? Beyin yorgunluğumu ?

Bedenimizi ve beynimizi çok basit bir çok yolla dinlendirebilir rahatlayabilirsin.Bedenini güzel bir duş,masaj,bitki çayı,düzenli uyku vs.. bir çok şey
Beynini en basitinden kitap okuyarak dinlendirebilirsin.Şu eringeçlikten vazgeçip kitap okumaya bak,ağaçlarla dolu bir parkta otur,akşamları çık hava al,sosyal aktivitelerde bulun.

Ama yeterki kendini yemeyi bırak.

Korsan windows kullananlara Windows 10 Yok!



Microsoftun duyurduğu Windows 10, Windows 7 ve üst sürümünü kullanan kullanıcılara ücretsiz olarak sunacağını duyurmuştu.Korsan windows kullanan kişiler bundan faydalanamayacak.Lisanssız windows kullananlar windows 10'a geçiş yapamayacak.Sadece orjinal windows 7 ve windows 8 kullananlar windows 10 a geçiş yapabilecek.

Lisanssız windows kullananların windows 10 a geçiş yapabileceği söyleniyor fakat bunun nasıl ve ne şartlarda olacağı henüz belli değil.Aynı zamanda windows 7 nin altında ki sürümleri kullananların ise ne şekilde windows 10 a geçiş yapabileceği henüz belli değil.Dünyada o kadar hacker varki bu sürümleri kullanılabilir ve ücretsiz şekilde dağıtan.

Ben windows 10 un da bir şekilde kırılıp kullanıcıların bilgisayarlarına korsan olarak yükleyebileceği bir şekle getireceklerini düşünüyorum.

16 Mayıs 2015 Cumartesi

Bargello Versace Eros Man




Hepimiz parfümleri çok seviyoruz.Ama orjinallerini almak biraz zor,çünkü pahalı.Orjinal parfümlere alternatif olarak bir çok açık parfüm firması bulunmakta.Fakat orjinale yakın ve kalıcılığı yakalayabilen çok az açık parfüm markası var.

3 gün kalıcı 5 TL gibi reklamlar yapıyorlar,fiyatların düşük olması insanların ilgisini çekiyor.Evet bazıları gerçekten güzel kokuyor ama parfüm içeriğindeki kimyasallar ve kalıcılık konusunda biraz zayıf olduklarını düşünüyorum.

Bir çok açık parfüm markası denedim.Şu an Bargello dan kullandığım Versace Eros Man Parfümünden bahsedeceğim.



Eros ilk sıkıldığında kokusu biraz zayıf , biraz zaman geçtikçe alt notalardan gelen kokular gerçekten çok hoş.İnsanın yıkanma suyunun içerisine katası geliyor.Kokunun kalıcılığı çok iyi bargello bu parfümde kalıcılığı yakalamış.Banyo sonrası bile tende hissedilebilir bir kokusu var.

Erkeksi,aşk,tutku ve güzellik kokuyor adeta.Bazı arkadaşlar ağır olduğunu söylüyorlar fakat çok fazla abartılmadığı sürece kokunun ağır bir tarafı olmadığını düşünüyorum.Erkekler tarafından çokça tercih edilen bir parfüm.

Aslında orjinalinin kokusu hakkında bir fikrim yok :) Duyduğum ve araştırdığım kadarıyla bargello orjinaline çok çok yaklaşmış durumda.Şu an kullanıyorum ve memnunum.

Kalıcılığı,kokusu,farkedilirliği oldukça iyi bir parfüm.Aslında Sonbahar - kış kullanımına yakın  fakat dediğim gibi abartılmadığı az sıkıldığı sürece ilk bahar ayları için ideal bir parfüm.