19 Mayıs 2015 Salı

Yıpratan İş hayatı ve Stres



Çalışan bir çok insan işinden şikayetçi,işini sevmiyor ve sadece zorunlu olduğu için yapıyor.Bu duruma gelmemizde çevremizin ve seçimlerimizin önemi oldukça büyük.Çocukluğumuzdan beri sürekli bir yerlere gelmek için baskı görüyoruz ve çoğu zaman kendi seçimlerimize dahi odaklanamadan kendimizi başka yerlerde buluyoruz.Fakat bunun önüne geçmek mümkün.

Eğer bir noktadan sonra artık hayatımız o işe bağlıysa işimizi sevmeye başlayabiliriz.İnsanlar işlerinde çok büyük stres ve sıkıntı yaşıyorlar ve bu sıkıntıların kendilerine has olduğunu düşünüyorlar.Elbetteki istediğin işi yapmak başka şey ama herkes bu şansı elde edemez.

Herşey bazı sorun ve sıkıntıları kabul etmekle başlıyor.Bizler sürekli işlerimizden yaşantımızdan şikayet ediyor neden bu şekilde yaşadığımızı sorgulayıp duruyoruz.

Kabullen.Bazı şeyleri kabullenmelisin.Tamam yaptığın işten zevk al onu çok isteyerek yap demiyorum ama bu stres ve sıkıntıları azaltmak mümkün.Sorunları kabullenmek büyük bir çoğunluğunu çözmek demektir.Bunları anlatırken yaptığın işte takılı kal sürekli o işi yap demek istemiyorum.Daha güzel fırsatlar imkanlar çıkabilir karşına tabiki değerlendireceksin.Ama şu an o işe ihtiyacın varsa kendini yıpratmanın bir anlamı yok.

Sorunlar heryerde her işveren ve işçide mevcut.Egolarımızı tatmin etmeye çalışarak kendimizi sıkıntılarla boğuşurken buluyoruz.Oysa ruhumuzun dinlenmesi ve huzur egolarımızın tatmin olması ile alakalı değil.

Rahatlamaya bakmalısın.Gelecek kaygısı ve endişeleri seni yıpratıyor ve üzüyor fakat bu endişeler ile yaşadığın hangi ertesi gün küçük bir değişiklik oldu hayatında.Hiç bir zaman endişe ve kaygı kaynaklı stres sonuç vermez.Kaygılar olmak zorunda fakat yıpratıcı şekilde değil yapıcı şekilde.Bir şeyden kaygı duyuyorsan çabalamalısın kendini kahreder üzülürsen bir yere varamazsın.

Çalışmak,insanlarla uğraşmak,bedenin yorulması mutluluğuna engel değil.Kendine zaman ayır,kendin için,eşin için,çocukların için,annen baban için birşeyler yapabilirsn.Gerçek mutluluk huzur ruhunda yatıyor.

Hergünün güzel geçmeyeceğini de kabullenmelisin çünkü bu dunyada kimsenin her günü güzel geçmiyor.Çalışanında,çalışmayanında oturduğu yerden para kazananında.Seni çalışmaya getiren şartlarla canını sıkma.Bazı sorunlar olacağını kabullen sadece.Ve birazda kendine bak.Sen bu işi yaparken sıkıntı duyduğun şeyler neler.Beden yorgunluğu mu? Beyin yorgunluğumu ?

Bedenimizi ve beynimizi çok basit bir çok yolla dinlendirebilir rahatlayabilirsin.Bedenini güzel bir duş,masaj,bitki çayı,düzenli uyku vs.. bir çok şey
Beynini en basitinden kitap okuyarak dinlendirebilirsin.Şu eringeçlikten vazgeçip kitap okumaya bak,ağaçlarla dolu bir parkta otur,akşamları çık hava al,sosyal aktivitelerde bulun.

Ama yeterki kendini yemeyi bırak.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Yorum yaptığınız için teşekkür ederiz :)